Açık İletişim ve Savunucu İletişim Nedir?

2




İletişim, bir dil işlemi değil, bir insan işlemidir. İletişim içindeki iki insan arasında ilişkiler bozuk, çatışmalı, olumsuz bir temele sahipse kullanılan dil ne kadar kaliteli olursa olsun mevcut iletişim sürecinde beklenen ilerlemenin sağlanması oldukça zor olacaktır. İletişimde bozuk temellerden birisi ise savunucu tutumdur. Savunucu tutum, bireyin benlik kavramını koruma ihtiyacından kaynaklanır. Savunucu tutum içerisinde olan kişi, dikkatini, enerjisini kendini savunmak amacıyla kullanmaktadır. Mesajın içeriğinin ne olduğunu anlamak, sorunu çözmeye yoğunlaşmak yerine, kendisini nasıl haklı çıkaracağına, karşısındakini nasıl mağlup edeceğine odaklanır. İletişim süreci içerisinde bir kişi savunucu tutum geliştirdiği takdirde karşısındaki kişi de savunucu tutum içerisine girer. Savunucu tutumda jest ve mimikler, el kol hareketleri, ses tonu da önemli birer etkendir. Savunucu tutumun hâkim olduğu iletişimde anlamada, iletişimi sürdürmede güçlükler yaşanır. Açık iletişimde ise iletişim içinde olan kişiler birbirlerini rahatlıkla anlarlar ve sağlıklı bir şekilde iletişimlerini sürdürürler.

Açık İletişim ve Savunucu İletişim Tutumlarının Karşılaştırılması

Yargılayıcı tutum- Tanıtıcı tutum

Yargılayıcı tutum savunuculuğu artıran bir tutumdur. Yargılayıcı tutumda kişi karşısındakine sen dili kullanır ve eleştirir. Kişi karşısında konuşan kişinin ses tonundan, davranışlarından yargılandığını hissederse savunucu bir tutuma bürünür. Savunucu tutumun ne zaman ortaya çıkacağını konuşan kişinin yaşı, statüsü, kişilerin geçmişte yaşadıkları belirler. Eleştirilen kişide savunma ya da öğrenilmiş çaresizlik ortaya çıkar. Küçük yaşlarda sürekli anne babanın yargılayıcı tutumuna maruz kalan çocuk bunu içselleştirir ve mesajları bu yönde değerlendirmeye başlar.

Örneğin, sürekli bilgisayarda oyun oynadığı için eleştirilen bir çocuk anne çocuğa meyve getirdiği için odaya izin almadan girdiğinde ‘’ anne gerçekten ders çalışıyordum.’’ Tepkisinde bulunur.

Tanıtıcı tutumda kişi karşısındaki kişinin korku ve kuşkularını uyandırmadan iletişimde bulunur. Bu tutum tehdit, yargı unsurlarını ve iyi ya da kötü biçiminde bir değerlendirme içermez.

Örneğin annesi çocuğa meyve getirdiğinde odanın kapısını çalıp müsait misin sana meyve getirdim deseydi belki de çocuk savunucu iletişime geçmeyecekti.

Denetlemeye yönelik tutum- Soruna yönelik tutum

Denetlemeye yönelik tutum karşısındaki kişiyi denetlemek, sınamak, tepkisini görmek, fikrini değiştirmek için girişilen bir tutumdur. Denetlendiğini hisseden kişinin savunuculuk düzeyi artar ve kişi savunmaya geçme, tepki gösterme veya geri çekilme davranışlarını gösterir. Denetleme davranışa yönelikse bu tolere edilebilir ama eğer denetleme öz benliğe karşıysa büyük bir savunma tepkisi gerçekleştirilir.

Örneğin; eve geç saatlerde gelen ve ailecek yenen akşam yemeği saatini kaçıran çocuğa annesinin ‘’ eve geç geliyorsun, ev kurallarına uymuyorsun, başına buyruk davranıyorsun, sorumluluk sahibi değilsin, kendine çeki düzen vermen lazım. ’’gibi cümleler kurması annenin denetlemeye yönelik bir tutum benimsediğini gösterir. Annenin kurduğu bu tarz cümleler ise çocuğun savunucu bir tutumu benimsemesine neden olur.

Soruna yönelik tutumda çözüm odaklılık söz konusudur ve diyalog ağırlıklıdır. Sorun kişilerce tartışılarak çözülmeye çalışılır. Soruna yönelik tutum içerisinde olan kişi konuşur ama yeri geldiğinde ise dinler, sorunu çözmeye odaklanır. Bu tutumu benimseyen kişi sorunun iki tarafında katkısıyla çözüleceğine inanır.

Örneğin, eve geç gelen ve ailecek yenen akşam yemeği saatini kaçıran çocuğa annenin’’eve geç gelmen beni endişelendiriyor, başına bir şey gelecek diye korkuyorum, geç geleceğin zaman bana haber verirsen beni endişelendirmemiş olacaksın ayrıca akşam yemeğine katılman bizi mutlu eder, seni özlüyoruz ve seninle birlikte akşam yemeği yemek istiyoruz, bunlara dikkat edersen bizi mutlu edersin.’’ gibi cümleler kurması annenin soruna yönelik tutumu benimsediğini gösterir. Bu tarz bir tutum çocukta savunucu tutumu ortaya çıkarmayacaktır.

Belli bir strateji izleyen planlı tutum- Plansız, kendiliğinden oluşan tutum

Belli bir strateji izleyen planlı tutum içerisinde olan kişi karşısındaki kişinin duygu ve düşüncelerini kontrol etmeye yönelik ifadeler kullanır ve daha sonrasında ise amacını belli eder. Bu konuşmalar dinleyen kişide kuşku yaratır ve dinleyici kişide savunucu tutum oluşturur. Bu durumda dinleyen kişi ‘’ acaba bunun sonu nereye varacak?’’  Gibi düşünceye sahip olur.  Bu tutumda ilişkiler çıkarlar devam ettiği sürece devam eder.

Örneğin; akşam arkadaşının doğum günü kutlamasına gitmek için izin alması gereken kızın, gün boyu annesine yardım etmesi, onun en sevdiği yemekleri yapması ve onunla sohbet ederken derslerinin ne kadar iyi olduğundan bahsetmesi onun belli bir strateji izleyen planlı tutumu benimsediğini gösterir.

Plansız kendiliğinden oluşan tutumu benimseyen kişi doğaldır ve karşısındaki kişide kuşku uyandırmaz bu nedenle de kişide savunucu bir tutuma yol açmaz.

Örneğin akşam arkadaşının doğum günü kutlamasına gitmek için izin alması gereken kızın, her günkü gibi davranarak, sohbet sırasında notlarını öne sürmeyerek, doğal bir şekilde izin istemesi onun plansız kendiliğinden oluşan tutumu benimsediğini gösterir.

Aldırmaz, umursamaz tutum- Anlayış, yakınlık belirten tutum

Aldırmaz, umursamaz tutumda kişi konuşurken dinleyici konumundaki kişinin ilgisiz, aldırmaz, umursamaz davranmasıdır ve bu durum konuşan kişide değersizlik, ciddiye alınmama gibi duygu ve düşüncelere neden olabilir ve bunun sonucunda da kişi savunucu tutumu benimseyebilir. Bu tutum en kötü tepkiye yol açacak tutumdur.

Örneğin, kadın eşine canını sıkan, iş yerinde yaşadığı olumsuz bir durumu anlatır. Eşi kadının öfkeyle anlattığı duruma karşılık televizyona bakmaya devam eder ve sadece ‘’takma kafana’’ cevabını verir. Böyle bir tepki veren kişinin aldırmaz, umursamaz tutum içinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu tepkiye karşılık kadının savunucu tutumu benimsemesi ve ‘’beni önemsemiyorsun, ciddiye almıyorsun’’ gibi cümleler kurması muhtemeldir.

Anlayış, yakınlık belirten tutumda dinleyen kişi konuşan kişiye karşı, anlayışlı, sabırlı, empatik tavırlar sergiler. Bu tarz tutum konuşan kişide savunucu iletişimi ortaya çıkarmaz. Açık iletişimde duygudaşlık önem kazanır. Duygudaşlıkta, kabul etme ve yalnız bırakmama eğilimi vardır.

Örneğin; kadın eşine canını sıkan, iş yerinde yaşadığı olumsuz bir durumu anlatır. Eşi kadının öfkeyle anlattığı duruma karşılık onunla göz teması kurup, ‘’seni anlıyorum, ben senin yanındayım, sana güveniyorum gibi’’ cümleler kurması onun anlayış, yakınlık belirten tutum içerisinde davrandığını gösterir.

Üstünlük belirten tutum- Eşitlik belirten tutum

Üstünlük belirten tutum da kişi karşısındaki kişiye daha üstün olduğunu ima eder ve kişi bunu hissederse savunucu iletişim ortaya çıkar. Üstünlük ifade eden yanlar (statü, zeka, yetenek, zenginlik, dış görünüş..vs. olabilir) duygusal bir ağırlık kazanır ve mesajın içeriği algılanmamaya başlar. Dinleyici konuşanın söylediklerine odaklanmak yerine enerjisini kendisini savunmaya ona haddini bildirmeye harcar.

Örneğin, grup ödevi hazırlayan öğrencilerden notları daha yüksek olan öğrencinin diğerlerinden daha iyi bildiğini ima ederek diğerlerinin fikirlerini almadan her şeyi kendi yönetmek için uğraşması diğer öğrencilerde savunucu bir tutuma neden olabilir.

Eşitlik belirten tutumda dinleyici konuşanın kendini üstün görmediğin anlarsa iş birliğine açık bir tutum içerisine girer.  Bu tutum saygı ve güvene dayalı iletişimin devam etmesine ve sorunun çözülme olasılığının artmasına katkı sağlar.

Örneğin, grup ödevi yapan öğrencilerden, herkes eşit bir şekilde fikirlerini söyleyerek işbirliği içinde davranmaları öğrencilerin açık bir tutum içinde olduğunu gösterir.

Kesin tutum- Denemeci tutum

Kesin tutumu benimseyen kimseler toplumda çok bilmiş kimseler olarak adlandırılırlar. Bu kimseler düşüncelerini ifade ederken kesin ifadeler kullanırlar. Kendilerinin yanılabileceklerini pek akıllarına getirmezler. Kesin tutumda sorunu çözmek amaç değildir. Kesin tutumu benimseyen kimseler karşısındaki kişilerin düşüncelerini kendi düşüncelerine benzetmek için baskı kurmaktan çekinmezler. Kesin tutum içinde olan kişilerin hoşgörü düzeyleri düşüktür ve çatışma yaşamaya eğilimlidirler. Bu nedenlerden dolayı, kesin tutum içinde olan kişiler dinleyen kişide savunucu tutumun gelişmesine neden olabilirler.

Örneğin, farklı bir çözüm yolu sunan çalışanına patronun nedenini dahi açıklanmadan direk hayır cevabı vermesi patronun kesin tutumu benimsediğini gösterir.

Denemeci tutuma sahip kişiler bir görüşe sahiptirler ancak kendilerinin yanılabileceğini de göz önünde bulundururlar. Onlara göre herkesin her şeyi bilme imkânı yoktur. Bu kişiler karşısındaki kişinin de görüşlerine önem verir, saygı duyar.

Örneğin, farklı bir çözüm yolu sunan çalışanına patronun’’ sence bunu nasıl uygulamaya sokabiliriz? bu çözümünün bize artıları neler olacak açıklayabilir misin? ‘’ gibi sorular sorması patronun her şeyi kendisinin bilemeyeceği, karşısındakinin de bir şeyler biliyor olabileceği görüşünü benimsediğini yani denemeci bir tutuma sahip olduğunu gösterir.

 

 


Etiketler

Yorum Gönder

2 Yorumlar
  1. ah ah bizim ülkede çok fena bu iletişim, en iyisi iş için çok gerekmedikçe hiç iletişimde bulunmamak :) avrupa'da iyi ama iletişim, bizde saygı filan da yok zaten, bizim iletişim daha çok aşağılama, yıpratma, eleştirme, saygısızlık, kabalık şeklinde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız, iletişim konusunda oldukça geride bir toplum olduğumuzu düşünüyorum. Her şey iletişimle başlıyor, umarım bu alandaki eksikliğimizin farkına varabilir, toplumca kendimizi geliştirebiliriz.

      Sil
Yorum Gönder
Our website uses cookies to enhance your experience. Learn More
Accept !