Psikolojik Danışma ile Psikoterapi Arasındaki Farklar

2

 

Psikolojik danışmayı psikoterapiden ayırt etme noktasında henüz bir karara varılabilmiş değildir. Psikoterapi ile psikolojik danışma arasında uygulanan yöntemler, temel alınan kuramlar yönünden benzerlikler söz konusudur ancak psikoterapi ve psikolojik danışmanın aynı şey olduğu söylenemez.

Psikolojik danışma akıl ve ruh sağlığını korumaya yöneliktir, bu nedenle yardım edebileceği çevre psikoterapininkinden çok daha geniştir. Psikoterapi özel bir gruba başka bir değişle hasta grubuna yardım hizmetidir. Psikoterapi eğitimi gören adaylar stajlarını hastanelerde yapmakta buna karşılık psikolojik danışman adayları ise stajlarını okullarda, huzur evlerinde yapmaktadırlar.

Psikolojik danışmana başvuran kişi danışan olarak adlandırılırken, psikoterapiste başvuran kişi hasta olarak adlandırılmaktadır. Psikoterapist anormal veya aşırı uyumsuzluk gösterenler ile ilgilenirken, psikolojik danışman normal kişilerle ilgilenir. Örneğin, sınav kaygısı yaşayan bir çocuğun başvurması gereken yer psikolojik danışma hizmetidir.

Psikolojik danışma acil çevresel problemlerin çözümü için bireylere bilgi vermeyi esas alırken psikoterapi bireyin davranışında veya kişiliğinde değişiklikler yaratmak amacındadır, bu nedenle daha yoğun ve uzun süreli ilişkiler kurmayı hedefler.

Psikolojik danışmada heyecansal faktörlerden çok bilişsel ve akılcı faktörler üzerinde durulmaktadır psikoterapide ise amaç heyecansal sıkıntıların hafifletilmesidir.

Psikolojik danışmada olumlu ve bilinçli davranışlar üzerinde durulurken, psikoterapide kişinin olumsuz ve bilinçdışı davranışları üzerinde de durulur.

Sorunun niteliği, psikolojik danışmayı psikoterapiden ayırt etmede kriter olarak kullanılabilmektedir.

Psikolojik danışman; sınav kaygısı, okul fobisi, meslek seçimi gibi daha yüzeysel nispeten köksüz konularla yani dış çevreden gelen baskıların kurbanı olan ve henüz nevrotik davranış ilişkileri geliştirmemiş kişilerle ilgilenirken, psikoterapist; depresyon, bağımlılık, panik atak, anksiyete gibi daha nevrotik, derin problemler ile ilgilenir. Örneğin, psikolojik çöküntü içerisine girmiş, hayattan zevk almayan, yaşamını güçlükle idame ettiren bir kişi psikolojik danışmana başvurduğu zaman onun tarafından psikoterapiste yönlendirilecektir. Yani kısacası psikolojik danışma gelişimsel, eğitici ve koruyucu iken, psikoterapi çare bulucu, uyum sağlayıcı ve tedavi edicidir.

Psikoterapi ile psikolojik danışmanın temel olarak ayrımının ölçütü sorunun derinliğidir. Sorun derinse, ilaç tedavisi gerekiyorsa, canına kast etme, başkalarının canına kast etme, taciz veya tecavüze uğramış olma, şizofreni, bipolar, yeme bozukluğu, hiperaktivite ..gibi konular varsa psikolojik danışman bu tür vakalar ile ilgilenemez, bu kişiler ile ilgilenecek olan psikoterapisttir. Psikolojik danışman teşhis koyamaz ve ilaç tedavisi uygulayamaz.

Tek bir örnek üzerinden özetleyerek gitmek gerekirse; okulda görev yapan psikolojik danışman çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite olduğunu görüyor, danışman çocuğun ailesine bu şüphesini anlatır ve onları gerekli testlerin yapılması için bir psikiyatriste yönlendirir. Ama yönlendirmek ile bırakmaz psikiyatrist teşhisi koyarsa eğer aileye buna yönelik danışmanlık yapar.  Hiperaktivite ve dikkat eksikliği ilaçla tedavi gerektirse de bu yeterli olmayabilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu her ne kadar nöronlar arası bağlantılardan, seretonin eksikliği gibi durumlardan kaynaklansa da ailenin belli açılarda hayatını değiştirmesi gerekir.  Çocuğun dikkati çok çabuk dağıldığı ve çabuk toplanamadığı için bunun üstesinden gelmesi için aileye danışman tarafından bazı görevler verilir. Örneğin çocuğun sevdiği şey ile sevmediği şeyin birleştirilmesi, puanlama sistemi, çocuğun odasında değişiklikleri yapmak, kağıda yazma yöntemi gibi .. Yöntemler aileye anlatılmalıdır. Psikiyatristin görevi tedavi etmek iken danışmanın görevi yol göstermektir. Psikiyatrist direk olarak hiperaktivite ve dikkat eksikliğine odaklanırken, danışman çocuğun olumlu yönlerine odaklanır. Burada bahsedilen örnek üzerinden kısaca özetleyecek olursak hiperaktivite ve dikkat eksikliği sorunun derinliği itibariyle psikolojik danışmanın görevleri arasında değildir. Bu örnekte danışman soruna yönelik şüphesini aileye anlatmış, onları bu konuda yetkili kişi olan psikoterapiste yönlendirmiştir. Danışman teşhis koymamıştır. Danışman, teşhis konduktan ve çocuğun psikoterapist tarafından tedavisi sürdürülürken aileye yol gösterici teknikler sunmuştur. 

Etiketler

Yorum Gönder

2 Yorumlar
  1. https://www.dahamutluyuz.com/

    bu blogcu arkadaşımız psikolojik danışman, ankarada, önceden belediyede idi, sonra ayrıldı, serbest çalışıyor şimdi, hatta bir ortak merkez kurdu arkadaşları ile :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya ne güzel, blogunu ziyaret edeceğim en kısa zamanda.

      Sil
Yorum Gönder
Our website uses cookies to enhance your experience. Learn More
Accept !